Büyü ve Büyücülük Hakkında Bilgi

Büyü ve büyücülük insanlık tarihi kadar eskidir. Babil döneminden günümüze kadar gelen yıldız falları, hala insanlar tarafından inanç ile baktırılmak tadır. O dönem Mısırlılar Babilden öğrendikleri yıldız haritaları ve falları ile kehanetler yaparak hayatlarını şekillendirmeye çalışmışlardır. Milattan Önce 3000’li yıllarda Mısır uygarlığı döneminde uygulama ve kullanma anlamında zirve yapmış, batı da Roma döneminde ve Çin’de geliştirilerek bu günkü bilinen halini almıştır.

Dinler Tarihi incelendiğinde ise, her dinin topluma yayılma dönemlerinde geçmişin izleri en çok büyücülük alanında görülmüştür. Özellikle Yahudilerde o dönemde çok önemliydi. Cinler efsunlar ve gizli güçlerle irtibat kurmaya çalışan Yahudiler, büyü ile çok uğraşmışlardır. Hristiyanlık tarihinde orta çağ dönemlerinin etkisi görülmüş, bu dönemde uygulanan büyülerin neredeyse tamamı putperest eserlerinden yola çıkılarak yapılmıştır. Bu gün bilinen ve uygulanan büyülerin tamamı da yine bu dönemlerin izlerini taşımaktadır. Eski roma döneminde büyücülük yasaklanmış, bu işle uğraşan herkes şehirlerden uzaklaştırılmış ve yakalananlar öldürülmüştür. Bu korku öyle bir şekilde büyümüştür ki; hastalıkları iyi yapan şifacılar bile öldürülmüştür. Orta çağ Avrupa’sında ise büyücülük korkunç bir suç olarak kabul edilmiş ve engizisyon mahkemeleri tarafından suçsuz yere idam edilen binlerce insan olmuştur.

İslam dini büyüyü inkar etmemiş fakat itikadı bozduğu ve Tevhid inancına zarar verdiği kötüye kullanıldığı ve kontrolü mümkün olmadığı için yasaklamıştır. İslamiyette büyü yapmak, tıpkı fal bakmak gibi acıkça haram kabul edilir. Ancak bazı islam alimleri büyüye karşı önlem almak gibi sebeplerle ve uygulamak kaidesiyle helal görmüşlerdir. Müslümanlarca büyü’den korunmanın en etkili yolunun Felak ve Nas Surelerini okumak olduğudur. Bazı inanışlarda yılanın bıraktığı kabuk, karanfil otu ve sirke gibi maddeler büyüden korunmada kullanılır. İnsan oğlu antik çağlardan günümüze bilinmezliğin kapılarını zorlamak, yaradılışın sırrını çözmek ve onlar üstünde hakim olmak amacıyla büyüye bel bağlamıştır.

Büyülerin zamana, mekana vede insana ait olmak üzere çok geniş boyutları vardır. Bir büyü yapılışına göre farklılıklar gösterebilir. İnsanın iş düzeni, aşk hayatı, sağlığı gibi aklınıza gelen her türde konuda büyü yapılması mümkündür. Büyüler sağlıklı, zengin yada başarı sağlamak ve birine yardım etmek gibi iyi amaçlar için veya birini cezalandırmak gibi konularda hazırlanabilir. Kötü amaçla yapılan büyü, insanların fiziksel yapısını bozmak, iradesini kontrol etmek ve fikirleri hareketleri değiştirmek amaçlarıyla yapılan geçici veya kalıcı etkiler yaratmaktadır. Bu tür büyüler de insanların psikolojik yapısı bozulur ve hayatı kötü yönde etkilenir. Büyü uygulamalarının kısa süreli, uzun süreli veya ölünceye kadar olanları vardır. Toplumumuzca yaygın olarak olarak yapılan ve karşılaşılan başlıca üç türlü büyü den bahsedebiliriz.

Akbüyü; birini kendine bağlamak, sevgiliyle arayı güçlendirmek, düşmanın dost olmasını sağlamak, gözü dışar da olan erkeklerin karısına bağlı olmasını sağlamak, boşanmayı engellemek gibi amaca eğilik büyülere ak büyü denir.

Kara büyü; bir insanı mahvetmek, ruhsal ve fiziksel yapısını bozmak, ağır izler bırakmak, kaza bela bulaştırmak, yaptığı işlerin ters gitmesini sağlamak, karanlık güçlerle iş birliği yapmak kara büyünün özelliklerin den bir kaçıdır.

Kırmızı büyü; en büyük kötülük büyüsüdür. Amacı insanları öldürmek, aklını sakatlamak, intihara sürüklemek, karanlık güçlerin desteğini almak, lanete bulaştırmak ve ölülerle anlaşmak gibi başka kişiye kalıcı zarar verme amacıyla kullanılan büyü çeşididir.

Kesinlikle ancak kesinlikle bu tarz işlemlerin her ne kadar iyi yönde yapıldığını düşünsenizde yapmamalısınız. Zaten genel olarak doğru bir medyum hoca gerçek anlamda büyü çalışması yapmaz. Allah’tan korkar ve onun rızasıyla olan çalışmaları tercih eder.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir